Ulduz Makh-Ruhuma Dokunan Hayalet
Büyükannesi Tatuma’nın aşık olduğu adamla evlenebilmek için yaptığı hatanın karmasını yaşayan Anaida bu nedenden dolayı çok zorlu bir çocukluk geçirir.
Kendini bildiği ilk zamanlardan bu yana zihninde anlam veremediği sesler, aniden beliren kokular ve yalnız olmadığı hissiyle yaşamak zorunda bırakılmıştır.
Bütün bunların bir lanetin ürünü olduğunu bilmediği ve şizofren olduğu düşünüldüğü için zorbalığa uğrar ve çevresindeki insanlar tarafından deli damgası yer.
Hiç kimse tarafından anlaşılamadığı için kendini git gide daha da çıkmaz da hisseden genç kadın bir gece aniden kaçırılarak kendini Ruhlar Diyarı’nda bulur. Değişik katmanlardan oluşan bu diyar ruhlarla cesetlerin savaş içinde olduğu bir diyardır.
Cesetler ve ruhların yüzyıllardır süren savaşının son bulması için Anaida ve bu ruhlar diyarının efendisi olan Enery’nin birbirlerine mühürlenmesi gerekiyordu.
Peki Anaida bu kadar kaos’u atlatabilecek,lanetini kırmak ve diyarı kurtarmak adına hayalet adam’ın gelini olmayı kabul edebilecek miydi ? Dahası böyle bir seçim hakkı var mıydı?
Özgün konusu,arada çıldırtan karakterleri,olmazsa olmaz yan karakterleri ve onca kaos’a rağmen sakin akıcı anlatımıyla “Ruhuma Dokunan Hayalet” son zamanlarda okuduğum en güzel fantastik roman olabilir.
Sevgiyle Kalın…



Benzer Haberler
Holly Jackson’dan ilk Yetişkin Gerilim Romanı; Ölüm Beni Bulana Dek Türkçe'de
AVM’lere Giriş Ücretli mi Oluyor? İddiaları Gündemde
Baharın İlk Günü: Yeniden Doğuşun Adı Nevruz
Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun
Bir Avuç Toprak Bir Ömür Vatan
Kadir Gecemiz Mübarek Olsun
Bir Meslekten Daha Fazlası: Hekimlik
Bir Milletin Sesinin Kağıda Döküldüğü Gün 12 Mart 1921