Telefon
WhatsApp
Bir Milletin Sesinin Kağıda Döküldüğü Gün 12 Mart 1921

Bazı satırlar vardır; sadece okunmaz, kalbinde hissedilir.

Bazı sözler vardır; sadece yazılmaz, bir milletin kalbinden kopup gelir.

12 Mart 1921’de kabul edilen İstiklal Marşı, işte tam olarak böyle bir metindir. O gün kabul edilen şey yalnızca bir şiir değil bir milletin korkuya teslim olmayacağını ilan eden bir iradeydi.

O yıllarda Anadolu işgal altındaydı. Şehirler yanıyor, insanlar yoksullukla ve umutsuzlukla mücadele ediyordu. Ama bir şey hâlâ dimdik ayaktaydı: Bu milletin bağımsız yaşama kararlılığı.

Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen dizeler, savaş meydanlarında verilen mücadelenin kelimelere dönüşmüş hâliydi. Marş, bir milletin kendi kendine verdiği söz gibiydi:

Boyun eğmeyeceğiz.

İstiklal Marşı’nı güçlü kılan şey yalnızca edebi değeri değildir. Onu güçlü kılan şey, yazıldığı şartlardır. Çünkü o dizeler sıcak bir odada değil; savaşın gölgesinde, yokluk içinde, ama umutla yazıldı.

Bugün üzerinden tam 105 yıl geçti. Dünya değişti, şehirler büyüdü, hayat hızlandı. Ama o dizelerin taşıdığı anlam hâlâ aynı yerde duruyor.

İstiklal Marşı bize sadece geçmişi hatırlatmaz. Aynı zamanda bir sorumluluk yükler. Çünkü bağımsızlık, kazanıldığı gün biten bir mücadele değildir. Her neslin yeniden anlaması ve sahip çıkması gereken bir değerdir.

Bugün 12 Mart 2025

Bir şiirin kabul edildiği gün değil;

Bir milletin karakterinin satırlara kazındığı gün.

Ve o satırlar hâlâ aynı şeyi söylüyor:

Bu topraklarda halâ inanç varsa,

o inanç bağımsızlıktandır...

İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yılında, bu toprakların bağımsızlık umudunu ve milletimizin karakterini satırlara kazıyan aziz şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u ve bu marşı oylayarak kabul eden Gazi Meclis'in tüm üyelerini saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz...

 

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!